OUR SOCIAL MEDIA

FOLLOW US

article/d4a8c42bd4.jpg

UDEF Başkanı Mehmet Ali Bolat, Türkiye’nin yaptığı üniversite yatırımlarıyla eğitim kalitesini artırdığını, bu hamleyle de uluslararası öğrenciler için cazibe merkezi haline geldiğini söyledi.

Türkiye Bölgede Rol Model Ülke Konumunda

UDEF Genel Başkanı Mehmet Ali Bolat’ın Diriliş Postası’ndan Erhan İdiz'e verdiği röportaj...

Türkiye bölgede rol model ülke konumunda

Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Ali Bolat, Türkiye’nin yaptığı üniversite yatırımlarıyla eğitim kalitesini artırdığını, bu hamleyle de uluslararası öğrenciler için cazibe merkezi haline geldiğini söyledi. Bolat, ayrıca 9. Uluslararası Öğrenci Buluşması’nda öğrenci sorunlarının gündeme taşınacağını kaydetti. 

9. Uluslararası Öğrenci Buluşması kapsamında 43 farklı noktada düzenlenecek olan etkinliklerin sonuna gelindi. 15 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılacağı programla finali yapılacak buluşmalarda dünya gençleri, halk ile bir araya gelecek. 186 ülkeden 110 bin öğrencinin bulunduğu ülkemizde, uluslararası öğrenci çalışmalarına en büyük katkıyı sağlayan UDEF ile bu konuyu görüştük. 9. Uluslararası Öğrenci Buluşması ile ilgili sorularımızı yanıtlayan UDEF Genel Başkanı Mehmet Ali Bolat, Türkiye’deki uluslararası öğrenci gerçekliğine dikkat çekti.

İşte o röportajımız:

Öncelikle UDEF’i tanıyabilir miyiz?         

Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu (UDEF), 14 Aralık 2012’de 11 dernek tarafından kurulmuştur. Hedef kitlesi Türkiye'de eğitim gören uluslararası öğrenciler olan üye derneklerimiz kısa zamanda 42 şehirde 52 sayısına ulaşmıştır.

Türkiye’de ne kadar uluslararası öğrenci var ve siz ne kadarıyla bağlantılısınız?   

Türkiye’de 186 ülkeden 110 bin öğrenci bulunuyor. 2004’te yaklaşık 12 bin olan bu sayı son yıllarda yüzde 50’lere varan artışlarla çoğalıyor. 5 yıl içerisinde bu sayının 250 bini bulması bekleniyor. UDEF ise bu 110 bin öğrenciden 20 bini ile temas halinde.

Öğrenciler ülkemizde ne gibi sıkıntılar yaşıyor?           

Öğrencilerimizin birincil sorunu tanınmama ve muhatap bulamama. Yurtdışından gelen öğrencilerle muhatap olan Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ve Diyanet İşleri Başkanlığı var. Bunların hitap ettiği öğrenci sayısı ise 20 bin. Geriye kalan 90 bin öğrenci ise en basit bir resmi işlem için bile muhatap bulamıyor. Türkçe yaygın bir dil değil. Gelenlerin neredeyse tamamı Türkçe’yi burada öğreniyor. Buna rağmen kendileriyle İngilizce konuşacak muhatap bulamıyorlar.   
İkamet konusu da düzene giremedi. Şimdiye kadar kaçaklarla, mültecilerle emniyette aynı birimde işlem gören öğrenciler Göç İdaresi Başkanlığı’na yönlendirildi. Bu birimin kurulmasıyla rahatladık derken bu defa Suriyeliler gelmeye başladı ve bürokrasideki sıkıntı devam etti. Bürokrat ve siyasilerin iyi niyetli ve çözüm odaklı çalıştıklarını görüyoruz fakat yeterli olmadığını söyleyebiliriz.

Ayrıca Türkiye pahalı bir ülke ve gelen öğrencilerin sadece beşte biri burslu. Bu nedenle öğrenciler çalışmak zorunda. 4 yıl önce kendilerine çalışma izni verilerek çok güzel bir adım atıldı. Fakat çalışma izni gibi burs konusunda da adımlar atılmalı.    

Eskiden uluslararası öğrencilerin harç parası Türk öğrencilerin iki katıydı ve bu sabitti. Fakat son yıllarda bu fiyat 3 ile 7 kat arasında olmak üzere değiştirildi. Bu, öğrenciler için büyük sıkıntı. Hatta bazı öğrenciler eğitiminin yarısındayken yapılan zamma maruz kalıyor. Bu konuya da çözüm bulunmalı.   
Tüm bunların dışında sigorta, dil, barınma ve hukuki işlemler gibi sorunlar da oluyor. Bu sorunlardan barınmayı farklı bir yere koymak gerekiyor. Diğer sorunlar çözüme doğru ilerlerken barınma sorunu giderek büyüyor. Bu konuda da uluslararası öğrencilerimize kefil olup evler tutuyoruz. Ayrıca AGD, İlim Yayma, Safa ve Ensar Vakfı gibi yerler bu konuda bizlere çok yardımcı oluyor, kendilerine teşekkür ediyorum. Türkiye kurumları, yurtları ve halkıyla alicenap fakat yeterli değil.

UDEF bu sorunların çözümü için neler yapıyor?          

Öncelikle tüm sorunlar için resmi kurum ve STK’larla sürekli temas halindeyiz. Ülkemize gelen öğrencinin havalimanında başlayan serüvenine ortak oluyoruz ve bu serüven havalimanındaki vedalaşmaya kadar devam ediyor. Buraya gelen öğrenci bazen 15 yıl kalabiliyor ve Türkiye onun ikinci vatanı oluyor. Şu an 60 bin mezun öğrencimiz var ve bunlar dünyanın çeşitli yerlerinde ülkemizin yüzü niteliğindeler. Burada da misafir anlayışıyla yaklaştığımız öğrencilerin dil sorunu için kurslar açıp, burs konusunda yardımcı olmaya çalışıyoruz. Barınma ve resmi işlemlerde de yanında olduğumuz öğrenciler için en büyük çalışmamız muhatap olmaktır. Buraya gelen bursuz öğrenciler dilimizi bilmediği için muhatap olacak hiç kimseyi bulamıyor. Ayrıca çeşitli program ve kamplarımız oluyor. Kendilerinin Türkiye’ye adapte olmasını sağlıyoruz. Bazen öğrenciler geldikleri ülkenin kabileciliğini, ülkeler arası sorunları ve başka siyasi sorunları da beraberinde getiriyor. Biz bunun ülkemize yansımaması için de büyük çalışmalar yapıyoruz.

Misyonumuz sorunları engellemek

Mesela Kırgızistan ile Özbekistan arasında yaşanan sorunda büyük mücadele verdik. Burada iki ülkeden de çok sayıda öğrencimiz vardı ve olayların buraya sıçramaması için büyük çaba harcadık. 12 yıldır hiçbir problemin büyümesine ve buraya taşınmasına izin vermedik. Diyalog içinde onları bir arada tuttuk. Zaten kendimize biçtiğimiz en büyük görevlerden biri Türkiye adaptasyonu ve sorunları engellemek. Ayrıca barınma, burs, dil, resmi işlemler, hukuki mevzular, bireysel sorunlar gibi her alanda öğrencilerimize yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Öğrenciler neden Türkiye’yi tercih ediyor?        

Öncelikle Türkiye bölgesinde rol model olan bir ülke konumuna geldi. Ülkemiz biraz pahalı olsa da diğer Avrupa ülkelerine nazaran daha uygun. Ayrıca üniversitelerde eğitim kalitesinin de arttığını söyleyebiliriz. Zira eskiden sadece tıp ve mühendislik gibi alanlarda öğrenciler gelirdi fakat son yıllarda çok sayıda sosyal bilimci de ülkemizi tercih ediyor. Bu da gösteriyor ki ülke eğitimi her alanda ön plana çıkmaya başlıyor.

Misafir öğrenci kavramınız var, tam olarak nedir bu?  

Yabancı demek; aileden olmayan, çevreden olmayan, aynı cinsten olmayan anlamlarına geliyor. Yani anlayacağınız bizden olmayan demek oluyor. Peki, bizden olmayana, bizden görmediğimize nasıl yardım edebileceğiz, nasıl sahipleneceğiz? Daha ilk andan yabancı diyerek karşı tarafta konumlandırdığımız insanla aramızda bir set çekerek nasıl iletişime geçebileceğiz? Fakat buraya gelen öğrenciler ya din kardeşimiz ya ırktaşımız ya da aynı coğrafyayı paylaştığımız insanlar. Biz bunlarla aramıza set çekemeyiz. Bu nedenle yapılacak olan Anadolu’nun kadim kültürünü içinde barındıran misafir sözcüğünü kullanmaktır. Biz yıllardır bu sözcüğü kullanıyoruz ve kamuoyunun da bu şekilde adlandırmasını istiyoruz. Çünkü onları gerçekten birer misafir olarak görüyoruz.

Uluslararası Öğrenci buluşmaları var ve bu yıl 9.’cusu düzenlenecek. Bu çalışmanın amacı nedir?       
Temel amacımız uluslararası öğrenciye temsil ve organizasyon kabiliyeti kazandırmak. Buraya gelen öğrencilerin yüzde 90’ı Türkiye kadar özgür bir ülkede yaşamıyor. Dernekleşme, organizasyon gibi durumların sıkıntılı olduğu ülkelerden geliyorlar. Türkiye’de bu fırsatları var ve biz de bu konuda kendilerine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Öğrenci buluşmalarının başından itibaren sorumluluk alan öğrenciler, ülkelerinden getirdikleri kültürel eşyalar ile kendilerini tanıtıyorlar.

Kültürlerini tanıtıyorlar

Ayrıca bir diğer amacımız uluslararası öğrencileri gündeme taşımak. Bu yıl 7 ülke 43 şehirde çadırlar ve sahneler kurulacak. Misafir öğrencilerimiz buralarda kendi ülkelerinde yerel eşyaları, giyimleri ve kendilerini tanıtacaklar. Tabii bu programlara kamu kurum ve kuruluş amirleri ile STK temsilcileri de katılıyor. Burada bir araya gelme ve sorunlarını birinci ağızdan anlatma fırsatı bulan öğrenciler çözüme daha kolay gidiyor. Örneğin geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu Tekirdağ’daki organizasyonumuza katıldı ve öğrencilerle bir araya geldi. Burada Sayın Bakanımıza sorunlarını ileten öğrenciler için, anında çözümler bulundu. Yani öğrenciler hem idari amirlere hem de vatandaşa kendini anlatıyor ve onları anlıyor. Bu bakımdan bu organizasyonları önemsiyoruz.          

Son olarak 15 Mayıs 2016’da Sinan Erdem Spor Salonu’nda TUGVA ile gerçekleştireceğimiz ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılacağı İstanbul finaline herkesi bekliyoruz.

Kaynak: http://dirilispostasi.com/n-9347-turkiye-bolgede-rol-model-ulke-konumunda.html

event-news-white

Other News